Sarraf Yılmazlar

DÜĞÜN AŞI İLE DOST TUTULUR MU?

 Atalarımız ne demiş; düğün aşı ile dost tutulmaz ya da ağırlanmaz. Yani başkalarının sırtından dostlarını ağırlamak hem şık değil hem de doğru değil. Dostunsa yemeği cebinden vereceksin.

Bir sendika ikiye bir mesaj gönderip duruyor. Mısır halkını unutmadığımızı göstermek için falan yerde iftarımız var çoluk çocuk gelin diye. Bizde çağrıya uyalım diyerek gittik. Zannettik ki iftar var iftardan sonra da bir program var Kadir gecesi etkinliği teravih ve protesto gösterisi. Alana vardığımız zaman ortalık kıyamet gibi. Ne masa var ne sandalye. Ne de boş bir alan. Herkes falan sendikanın yemeği nerede diyor bilmiyoruz diyorlar. Belediyeden yetkili biri; sanırım Mevlana kültür merkezinde diyor. Ben de bir yetkiliyi arayıp sordum. Bizim oturacağımız yer neresi diye. O arkadaş herhangi bir yer bul bizim yemeğimiz değil belediyenin verdiği yemekten yiyeceksin dedi. İyi de yer yok deyince olsun bir hurmayla da açabilirsin iftarını dedi. Benim gibi pek çok kimse kızarak oradan uzaklaştı. Özellikle küçük çocuklu annelerin işleri çok zordu. Ayakta ve ne yapacaklarını bilmeden bekliyorlardı. İftara çok az kalmasına rağmen insanlar ayakta. Çocuğun biri ağlıyor adam kadına kızıyor. Kadın adama ben sana gelmeyelim demedim mi derken ortam gergin. Bu sendika hangi işini doğru yaptı ki bunu doğru yapacak diye kızgınlıkla oradan uzaklaşanlar oldu. Bende kızgın bir şekilde uzaklaşırken arka taraflarda büyük kamyonun yanına masa koydular. Bir yer boş kalınca beni de masaya davet ettiler. Tam ezan okundu. Önümüzdeki sulardan içtik. İçlerinden biri güç bela bir tas bamya çorbası bulmuş getirdi. Biraz geriden gelen bir aile adamın elinde, bir yaşında bir çocuk, kadının elinde üç yaşında bir çocuk vardı. Ezan okunalı birkaç dakika geçti hala oruçlarını açamamışlar belli. Sofraya davet etmek imkânsızdı. Ancak elimdeki su şişesini uzattım orucunuzu açın diye. Onlarda teşekkür ederek oruçlarını açtılar ama yemeden yollarına devam ettiler. En çok da beni üzen çocuklar yutkunarak gittiler. Adam çok sinirli kadın ise çok kırgın görünüyorlardı. Muhtemelen her ikisi de öğretmendi. Bunlara benzer pek çok kişi vardı. Oturduğum masa belediyenin yemek işlerini organize edip ayarlayan kimselermiş. Tek çorba bitmiş 12 kişiye ne yetecek ki. Bir tabak da pilav bulmuş onu da yedik. Herkese birer kaşık düşmüştü. Onlara takıldım. Madem siz yemekleri hazırlıyorsunuz ama masada aç kaldık dedim. Gerçi düğün evi aç kalırmış dedim. Onlarda terzi kendi söküğünü dikemez vatandaş aç kalmasın biz önemli değil diyerek, çantalarındaki haşlanmış yumurta ve salatayı çıkarıp onları ortaya koydular. İçlerinden biri de bana oy verin belediye başkanı olacağım dedi diğerleri onlara güldüler. Pilav almak için giden kimse geri döndü, bugün her yer insan dolu yemekler bitmiş dedi. Ben de bitmesi normal çünkü bir sendika bütün üyelerini buraya davet etti dedim. Belediye 5500 kişilik yemek yaptırdı ancak burada 10bin kişi var dedi. Masadan öylece kalktık. Herkes yerlere oturmuş toz toprak yemek yemeye çalışanlar, kaşık arayanlar ekmek arayanlar. Yani tam bir curcunaydı. İftar geçeli yarım saat olmuştu hala bir şeyler bulup da yemeye çalışanlar vardı.

Sonuç bir organizasyon eksikliği vardı. Belediye o yemeği yoksullar için vermişti belki de. Hiçbir hazırlık yapmadan belediyenin yemeğine güvenerek bilgisayardan davet göndermeyi herkes yapabilir. Yani yaz enter, zaten adresler yazılı. Ne yaptın faaliyet yaptım. Nasıl faaliyet, herkesi iftara ve protestoya davet ettim. Bari mesaja ekleseydi dese ki herkes azığını getirsin gerekirse yanınızda hurma ve suyunuz olsun deselerdi. O da yok haydi iftara. Çoğu kimse gelmediği halde çok başarısız bir organizasyondu bence.

Bir hocaya sormuşlar; Hocam orucun çoğunu rüyada geçiriyoruz durumumuz nedir deyince “Orucu uykuda geçirenin sevabı rüyada olur” demişti çok hoşuma gitmişti. Biz de diyelim ki

 “Düğün aşı ile dost ağırlayan ağırlayacak dost bulamaz.”


İzlenme: 1494
htmlPaginator

YORUM EKLE

Yorum Başlığı

Yorum

Misafir olarak yorum yapıyorsunuz. Üye Girişi yapın veya Kayıt olun.

YORUMLAR

  • ?

    Misafir Eh yani! Düğünsüz aş umalım o halde! Ne zaman?? Selamlarımla...... 30 Ekim 2013 17:46

YAZARA AİT DİĞER YAZILAR