ZİHNİMİZE DÜŞÜNCE Mİ EKİYORLAR

 Rahatlık arttıkça, artan boşanmalar, aldatmalar, çalmalar, saldırgan olmalar, düşmanlıklar neden ve nerede artıyor diye bazen aklımıza gelmiyor değil. Bunun bir panzehiri olmalı diye düşünmeyen sanırı 
“Safları sık ve düzgün tutun” cümlesini her camide duyarız. Neden saf oluyoruz, neden sık olmak zorunda sorularını sormak bazen bizi yorabilir. Bir sahabe, saflarının ne kadar sıkı olduğunu anlatırken, elbiselerimiz kollarından eskirdi, sürtünmekten derdi. Birini uzaktan selamlarken, ya da Kâbe deki Hacer’ül esved’i uzaktan selamlarken, el kaldırmamızı neden diye sormadık belki şimdiye kadar. Dağlarda yaşayan insanların kalabalıklarda yaşayanlardan daha dinç olduklarını ve stresten uzak bir hayat yaşadıklarını pek düşünmemişizdir. Peygamberimizin yatarken bazı sureleri okuyup eline üfledikten sonra yattığının nedenini hiç bilemedik belki? Soruları çoğaltmak mümkündür.
Maddenin ruhu vardır cümlesi sıradan bir laf gibi gelse de yapılan araştırmalar bunu doğrular niteliktedir. Biyoenerji adı altında yapılan araştırmalarda her şeyin bir aurası olduğunu 1877 yıllarından bu yana bilinmektedir. O halde tüm insanların yaymakta olduğu bir dalga olduğu da biliniyor. Kirlian fotoğrafçılığı ile bunları görüntülemenin mümkün olduğu bilinmektedir. Özellikle Rusya da sağlık alanında kullanıldığı herkesçe malumdur. Yani telefonlarımızdaki blutoot gibi insanlardan bir dalga yayılıyor. Bu dalgalar geçtiğimiz yerlerden, dokunduğumuz ya da yaklaştığımız insan, madde, metal ne varsa etkiliyor ya da onlardan etkileniyoruz. Bu gözle görülmeyen ama bilimsel olarak gerçek olan bu dalgaların bize yararı ve zararı konusunda tam olarak neler biliyoruz belli değil. Japonların “Su kristalleri” adlı deneylerinde; kelimelerin sudaki kristaller üzerinde ne kadar etkili olduğunu görmek için bir deney yapmışlar. Bazı kelimeler söyleyerek suları dondurmuşlar. Teşekkür, güzel sözler, ya da fıtratla ilgili kelimelerde şekiller düz ve estetik çıkarken, kötü söz ve şeytan gibi kelimelerde şekillerin bozuk olduğunu tespit etmişler. Vücudumuzun ve dünyanın dörtte üçünün su olduğu bilinirse mesaj daha iyi anlaşılır sanırım.
Sublimenal denen bir başka yöntemle yani 25. kareye yerleştirilen mesajla verilmek istenen mesajı bilinçaltına verildiğini bilmeyen yoktur. Yani gözün saniyede görebildiği kareye göre ayarlanmış bir teknik. Çeşitli basın yayın haber organlarında duymuşsunuzdur. Bilinçaltımız nasıl açılır, nasıl kapanır, bunlar nasıl yönlendirilir onun üzerine o kadar çok araştırma ve inceleme yapılmakta ki insanın hayali almaz. Kitaplarda filmlerde, dizilerde neler enjekte diliyor bizlere bununla ilgili bir araştırma var mı Türkiye’de bilmiyorum. Bu konular keşfedilmemiş ama üstüne ciddilikle gidilmesi gereken bir konu değil mi?
   Geçenlerde bir arkadaşımın anlattığı bir olayın gerçek olup olmadığını bilmiyorum, ancak bir şey hayal edildiyse gerçekleşme oranı mümkündür. Zira insanoğlu önce uçmayı hayal etti uçtu, uzaya çıkmayı hayal etti ve oldu. Eğer hayale gelen bir şey varsa mutlaka gerçekleşebilir diye düşünüyorum. Olaya gelince; Bazı yabancı araştırmacılar radyo dalgaları ile insanların düşüncelerinin içine, falan ülke dost veya falan davranış güzeldir gibi mesajlar atıp bunu denemişler. Bir hava alanında binlerce kişi içerinsen yalnızca bir kişiye bu mesajı göndermişler, o kişi buna yanıt vermiş. Bunun önlemenin de tek çözümünün, abdestli olmak olduğunu belirtmişler. Ancak bak sen, insanlara abdest aldırtmak için bu teoriyi kim ortaya attı diye gülerler diye düşündük. Ancak bu tarz şeyler önce dedikodu oluyor sonra gerçeği ortaya çıkıyor olabilir. Olmamışsa dahi bu konu üzerine bir çalışmak yapmak gerekliliği doğabilir.

   Yakın bir gelecekte besmelenin yiyecekler üzerine etkisi ve dini ibadetlerin insanlara etkisi o kadar aşikâr olacak ki sanırım sırf sağlıklı yaşamak için Müslüman gibi yaşamaya başlayacak insanlar. Zira herkesin şimdilerde organik ürün aradığı gibi olabilir. Müslüman olduğu için ibadet edenler, gelenek olduğu için ibadet edenler ve birde sağlıklı olmak için ibadet edenler olabilir.
 
 


İzlenme: 586
htmlPaginator

YORUM EKLE

Yorum Başlığı

Yorum

Misafir olarak yorum yapıyorsunuz. Üye Girişi yapın veya Kayıt olun.

YORUMLAR

  • Bu habere henüz yorum yapılmamış. İlk yorum yapan siz olun.

YAZARA AİT DİĞER YAZILAR