Torosların incisi Hadim İlçesinin şirin Beldesi Korualan Kasabasın da yaşayan cefakar ve vefakar halkımız 21.nci Asrın çetin ve zorlu geçim şartlarının bir gereği olarak,sılamızda kalarak geçim ve yaşam mücadelesine devam ettiği gibi,gurbet yollarına düşerek güzel Ülkemizin değişik ve nadide köşelerinde hizmet ve rızık peşinde koşup gurbeti mesken tutmuşlardır.

Bunun bir parçası olarak Kuşadası İlçesinde de adetleri azımsanmayacak şekilde büyük bir kalabalık oluşturmuşlardır.Hepimiz bir yurdun İnsanları,aynı kükün dağılmış ve de çoğalmış fertleriyiz.Birlik ve beraberlik içinde hareket etmek zorundayız.


Çümki;düğünler birlikte yapılarak gülünür ve eğlenilir.Cenazelerimiz toplum olarak kaldırılarak acı ve gözyaşlarımız dindirilip silinebilir.Yalnızlık sadece Allaha mahsustur.Hz.Allah (c.c.)ise ,birlik,beraberlik ve kardeşlik içerisinde yaşamamızı emretmektedir.Şeytan ise aramıza nifak sokmaya çalışarak ayrıştırmayı seçmektedir.

Saygı değer Kuşadasında yaşayan halkımıza düşende,eteğimizdeki ağırlık teşkil eden çakıl taşlarını şeytanın suratına atarak birlik ve kardeşliği pekiştirmektir.Önümüzde Derneğimizin bir olağan kongresi var,fırsat bu fırsattır.Ülkemize,Kasabamıza ve halkımıza hayırlı ve uğurlu olması dilek ve temennilerimle hepinize selam ve saygılar sunarım.Hatıp.23.02.2012

İLAN:

11.03.2012 Tarihinde Konya Hadimliler kültür ve yardımlaşma Derneği olağan kongre toplantısı yapılacaktır.

TOPRAĞIMDAN KAP OLSUN

Değerli hemşerilerim, Konya hadimliler kültür ve yardımlaşma derneği, değerli Üyeleri satırlarıma başlamadan önce sizleri şahsım ve yönetim kurulu adına saygı ile selamlarım.
Bizler uzun süre bir arada yaşamış, akraba bağlarımızın çok yakın ve güçlü olan aynı havayı teneffüs etmiş, aynı pınarların suyunu içmiş, aynı yolların tozunu yutmuş kişileriz. Ne yazık ki koşullar yaşamımızı bu şekilde sürdürmemize izin vermedi. Elimizdeki kaynakların yetersizliği yaşam şartlarının zor olduğu Kısacası doğduğumuz yerin hayat sıtan dartı bizleri. Kendimize doyacak yerler aramaya zorladı.

Daha iyi şartlarda çalışmak amacıyla ülkemizin bir çok yerlerine dağıldık.büyük bir bölümümüz de kuşadasına gelerek çalışma yaşamımızı burada sürdürüyoruz. kültürüne tamamen yabancı olduğumuz yeni diyarlara dağıldık. Birçok kazanımımız oldu. Yaşamımız kolaylaştı. Okulumuz, hastanemiz, alışveriş merkezlerimiz daha yakın oldu. Bir yerden bir yere daha kolay ulaşır olduk.Yaşantımızda büyük kolaylıklar görürken. Bu arada unuttuğumuz bir şeyler olduğunu da fark etmeye başladık. O da doğduğumuz yerdi. Oraya karşı sorumluluklarımız vardı. Her şeyden önce geçmişimiz ordaydı.Geçmişimize sahip çıkmak zorundaydık. Çünkü Geçmişi olmayan toplumların geleceği de olmazdı.Biz hem geçmişimize sahip olmak, hem de yaşam zorlukları telaşı içerisinde kaybolup gitmeden, geleceğimizi sağlıklı bir şekilde yönlendirmek amacıyla bir araya gelmeye bir an önce karar verelim köylülerimizin arasında birlik ve dayanışma ruhunu güçlendirmek iyi günde, kötü günde biri birimize destek ve yanında olma ilkeliğini, Biliyoruzki sorunları daha çabuk ve kolay çözmenin tek yolu örgütlenmektir. Eğer sağlıklı bir örgüt çatısı altında toplanırsak, geçmişimize ait verileri çok elden, çok kaynaktan toplama şansı yakalarız. Gelecek nesillerimize dünden topladığımız bilgi ve belgeleri bugünkü bilgi ve belgelerle yoğurarak aktarabiliriz. Yaşam koşullarının her geçen gün biraz daha ağırlaşmakta olduğu günümüzde, Zorlukların ve sıkıntıların ortadan kaldırılması için hepimiz arasındaki dayanışmanın zorunlu olduğu kanaatindeyim.

Bizler aynı köylü olmanın da ötesinde biri birimizle çok yakın akrabayız. Sanayi toplumuna geçiş süreci yaşayan ülkemizde pek çok değişiklik ve yenilik meydana gelmektedir, pek tabi ki her kazanımın karşılığında bir bedel ödenir, işte bu bedel insanlar da yalnızlaşma bazı değerlerden uzaklaşma, kısacası yabancılaşmaya sebep olmaktadır. Bizler kuşadasın da yaşayan korualanlılar olarak bu duruma düşmemeliyiz, bir birimize yabancılaşmamalıyız, bu bizim öncelikli sorunlarımızdan birisidir. Belki belli bir yaş grubu içerisinde olanlarımız bir birini tanıyor görüşüyor,olabilirler ama çocuklarımız tanışmıyorlar,Bu gün aramıza hiç katılmayan köylülerimiz akrabalarımız olabilir, bunların belki maddi olarak durumları iyi olabilir, hiç kimseye ihtiyaçları olmayabilir ama hala bir çoğumuzun nüfus cüzdanlarında yazdığı gibi gönüllerimizde de Konya gezlevi köyü yazar.Arkadaşlar şunu unutmayalım, hiçbir cenaze yalnız kalkmaz, hiçbir düğün yalnız yapılmaz, bizlerle birlikte olmayanlarla karşılaştığımızda derneğimizden köyümüzden kendimizden bahsedelim,onları davet edelim,katılmaları için teşvik edelim.

Günümüz dünyasında zayıfların yaşama şansı ne kadar zor olduğunu hepimiz biliyoruz. Öyleyse birlik olup beraber hareket etmek zorundayız. Bu amaçla yaşlılarımıza, gençlerimize, kadınlarımıza ihtiyacımız vardır. Yaşlılarımız bizim tarihimizdir. Geçmişle gelecek arasında köprüdür. Onlarda var olan bilgi ve belgeleri mutlaka en kısa zamanda kayıt altına almalıyız. Engin tecrübelerinden, bilgeliğinden mutlaka yararlanmalıyız. Bu tecrübe ve bilgelikleri ışık kaynağımız olmalı. O kaynaktan yararlanarak geleceğimizi görmeli ve daha iyi aydınlatmalıyız. Gençlerimiz den beklentimiz var.Gençler;sizler bizim geleceğimizsiniz. Sağlıklı yarınlar sizlerin gücü ve desteğiyle kurulabilir

Gelenek ve göreneklerinize, inançlarınıza, kültürünüze yabancılaşmayın. Geçmişinizi unutmayın Ondan çıkaracağınız derslerle geleceğinizi daha sağlam temeller üzerine kurunuz. Toplumunuzdan kopmayın. Eğitimle iç içe olun. Toplumsal düşünün. Ailenizin çevrenizin, toplumunuzun övünç kaynağı olun. Sizin gücünüz den, bitmeyen enerjiniz den,çağın özelliği olan teknolojik bilgileriniz den her zaman yararlanmak istiyoruz Toplumun temel direği kadınlarımıza seslenmek istiyorum.Dünyada kadınlarını dışlayarak,refah seviyesini yükselten,kalkınmasını sağlayan toplumlarla karşılaşmak mümkün değil. Kadını sosyal hayatın içinden alarak eve kapatan toplumların halinin içler acısı olduğunu hepimiz görmekteyiz. Bu nedenle biz kadınlarımızı hep yanımız da görmek istiyoruz. Onların inceliğin den, zarafetinden, nazikliğin den, hoşgörüsün den, analık duygusunun verdiği sevgisin den yararlanmak istiyoruz. Kısacası Hep birlikte, kişisel hesaplar peşinde olmadan el ele, omuz omuza, gönül gönüle, tek yürek, tek ses olarak, bütün hemşerilerimizi bir çatı altında toplanmaya çağırıyoruz

Bizler yani Tüm korualanlıların Derneğimizi Daha etkin kılmak için katkı koyacağına başta da belirttiğim gibi inancım sonsuz dur. Bir serçe kuşu kadar olabilmek çok anlamlıdır. Bir serçenin yaptıklarını kendimize şiar alarak yazımı tamamlamak istiyorum.Rivayet bu ya bir vakit doğada büyük bir yangın olur. Serçe kuşu bu yangını söndürmek için seri bir şekilde en yakın su birikimi olan bir kaynaktan bir damla suyu gagasıyla taşıyarak yangını söndürmeye müdahale ediyor. Öyle bir gayret gösteriyor ki yangın karşısında çaresiz kalan diğer canlıların dikkatini çekiyor canlılardan biri; Hey sen ne yapıyorsun bir damla suyla yangın mı söner diye çıkışır. Serçenin cevabı şu olur; Ben kendime düşen görevi yapıyorum elimden gelen bu diye yanıtlar. Yorumu sizlere bırakıyorum. Dostlarla dostluk ve sevinç içinde sağlıcakla kalın. Sevgi ve Saygılarımı sunuyorum. Hüseyin GÜDER.(22/02/2012)


KONYA HADİMLİLER KÜLTÜR VE YARDIMLAŞMA DERNEĞİ, 11/03/2012-TARİHLİ OLAGAN GENEL KURUL HAZURUN LİSTESİDİR. ( 1-toplantı )

Hiç yorum yok:

Arama Kutusu

Ziyaretçi Defteri

Oku Yaz

Şimdi Reklamlar...

Son Yorumlar

Karikatür Köşesi

Web Sayacı

Yandex.Metrica

Blog Arsivi

Teman�n tum haklari saklidir - Korualan Gezlevi Haber Kültür ve Bilgi Web Sitesi: Kuşadası Derneğimizin Olağan Kongresi
Anarsik CocukDavut Erarslan